Çocuklarımızı
yetiştirirken amacımız onları mutlu ve başarılı erişkinler olarak hayata hazırlamaktır.
Bu amacın temelleri daha onlar doğmadan atılmaktadır aslında. Sağlıklı bir hamilelik,
gerçek anlamda en az 4 ay anne sütü verilmesi, mutlu bir aile ortamı, aşılamalarla
hastalılardan korunma, hastalıkların zamanında ve doğru yöntemlerle tedavisi, sigarasız
bir ortamda onları büyütebilmek……bütün bunlar çocuklarımızı sağlıklı ve başarılı
erişkinler olarak yetiştirebilmenin esasları. Bunlara rağmen bazen çocuklar genetik
kapasitelerini ortaya koyabilecek performansları sergileyemezler ve okuldaki başarıları
etkilenebilir. Dikkat eksikliğinin önemli nedenlerinden biri olan hiperaktivite
gibi çocuğumuzun kendi yapısından kaynaklanabilen faktörlerin dışında, çok kolay
tespit ederek ortadan kaldırabileceğimiz bazı dış etkiler de okuldaki başarısızlıkların
nedeni olabilir.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından
Doç.Dr.Elif Özmert , Prof.Dr.Kadriye Yurdakök ve arkadaşlarının yaptıkları bir
çalışma Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisinin Mart 2001 sayısının 4-18.sayfalarında
yayınlandı. Bu çalışmada okul başarısızlığının çevresel etkenleri üzerinde durulmakta.
Doğum problemleri, anne eğitimi, baba eğitimi, anne ve babada hastalık, anne-baba
birlikteliği, evin cadde ile ilişkisi, çocukta kurşun zehirlenme bulguları (kurşunlu
benzin kullanımı nedeni ile çocukların fazla kurşun almaları en önemli başarısızlık
nedeni olmaktadır), kan hemoglobin düzeyleri (kansızlık için) , işitme testleri,
görme muayeneleri, evdeki kişi sayıları, çocuk sayıları, anaokuluna gidip gitmeme,
anne sütü alımı, ilk yürüme yaşı, ilk konuşma yaşı, sosyoekonomik durumu, yüksek
ve düşük iki ayrı aile grubunda başarı düzeyleri çalışılmış. Tüm çalışmadan çıkan
bulguları özetleyecek olursak;
Sosyoekonomik düzey,
anne-baba yaşları, evdeki oda sayısı, ısınma şekli, çocukların okul başarısını etkilememektedir.
Ancak sosyoekonomik düzeyi iyi olup başarılı çocukların evlerinde diğer çocuklara
göre daha fazla sayıda insanın yaşamakta olduğu gözlenmektedir.
Doğum problemi
ve anne-baba akrabalığı olan grupta başarısızlık daha sık bulunmaktadır.
Annenin eğitim
durumu çocuk başarısını 4-8 kat etkilemektedir.
Babanın eğitim
durumu başarıyı 10 kata kadar etkilemektedir.
Anaokuluna gitmek
okul başarısını olumlu yönde etkilemektedir.
Başarısız olan
çocuklar arasında televizyon izlemeye daha fazla zaman harcandığı gözlenmektedir.
Boy ve ağırlığın
iyi geliştiği grup çocuklarda başarılı olma şansı daha yüksek görünmektedir ki bu
da iyi beslenme ile ilgili görünmektedir.
İdrar kaçırma ve
konuşma problemleri başarısız çocuklarda daha sık görülmektedir.
Görme kusuru sadece
başarısız çocuklar arasında bulunmuştur.
Çalışma yapılan
çocuklarda kurşun düzeyleri kabul edilebilir sınırlarda bulunmuştur. Bununla birlikte
sosyoekonomik durumu yüksek çocuklar arasında başarısız olan grupta kan kurşun düzeyi,
diğer çocuklara göre daha yüksek bulunmaktadır.
Psikometrik testlerden
WISC-R skorları hem sosyoekonomik seviyesi düşük hem de yüksek gruptaki çocukların
başarısız olanlarında belirgin olarak düşük bulunmaktadır.
SONUÇ
OLARAK; sağlıklı bir doğum öncesi ve doğum için gerekenleri yaptıktan sonra,
çocuklarımızın başarıları için öncelikle anne-babalar
olarak kendi eğitim düzeyimizi mümkün olduğunca arttırmaya çalışmalı, onların psikolojik
olarak değerlendirilmesini aynen aşılanmaları gibi önemsemeli, okul öncesi görme
ve duyma muayenelerini yaptırmalı, mutlu bir aile ortamı yaratmalıyız.